Sözcüklerinle istediğini anlat oraya kadar duygun var

Tepkisiz, duygularını anlatamayan insanlar olduk çoğumuz. Belki de anlatmak istemiyoruz ama asıl sorun içinde bulunduğumuz durumu anlatacak kelime bulamamamızdır. Hırslı, öfkeli, mutlu hangisi olduğunu seçemez, seçemediği gibi seçmek de istemez bazen çünkü bilmemek daha cazip gelebiliyor.

Elinden bir şey gelmez belki, olabilir böyle şeyler hayatta bazen. Umut eksilmemeli insanda yaşadığı müddetçe…

Kendine yalan söylemeyi beceremez. Kimi zaman da en güzel yalanı kendine söyleyebileceği doğrusunu atlamak istemem tabi.

sözcüklerinle istediğini anlat oraya kadar duygun var

Velhasıl kelam, asıl konumuza geri dönmek gerekirse…

Hani çıkarsın sokağa gidecek bir yerin yoktur. Yüreğinin götürdüğü yere git dersin kendi kendine…

Ya bir bar köşesinde ya bir huzur evinde ya da yapayalnız bir banka arkadaşlık ederken bulursun kendini sözüm ona bende çıktım yola konum yok, üslubum yok elimde, aklımda…

Birkaç kelime birkaç cümle işte. Verdim komutayı elime ; sözcüklerinle istediğini anlat oraya kadar duygun var.

Sevmek diyorum ben, sevmek. İnsanları bu kadar sevmek normal mi? Yani bir insanı ne için severiz!-ki gerçekten sevmekten bahsediyorum severiz çünkü ….…. ler bitmez tabi.

Kalp soyut anlamıyla bir sevgi evi değil midir? Onu bütün olarak ele alırsak hayata giren herkesin bir parçası vardır orada. Kaç kişi tanıyorsan daha doğrusu kaç kişiyi sevdiysen o kadar odalıdır konforludur. Büyütürsün onu daha çok severek.
İnsan hayatında bir kişiyi de sevebilir…

Annesi olur babası olur sevgilisi olur eşi olur… O koskoca kalpte tek kişinin sevgisi yalnızlıktan sıkılır ya da ben öyle düşünüyorum. Diyeceğim o ki sevin kardeşim. En bedava ama en sevilen şey değil midir bu insana verilen hediyelerden.

sözcüklerinle istediğini anlat oraya kadar duygun var

Ne der şarkıda ; sev kardeşim, elini ver bana
Can kardeşim canım feda yoluna…

Sevin, saf bir sevgiyle sevin…
Sevin karşılıksız sevin…

Ama bilin ki karşılıksız sevgilerin hep bir karşılığı doğar siz samimiyseniz. Sevin elinizi uzatın, dokunun yüreklere…

Sevin, silin gözyaşlarını hayatınızdaki kişilerin veya kilometrelerce ötedeki yalnız bir kadının, yalnız bir adamın, ayakkabısı olmayan çocuğun bu sevgiyle.
Sevin, sevin ve durmadan yine sevin. Çünkü sevmek, zorluklara göğüs gerebilmenin bu gücü kendinizde bulabilmenizin kaynağıdır.

Herkesin dediği gibi temeli olmayan bina sarsıntıya dayanmaz. Sevin, sevin, sevin ama bu bina yıkılmasın diye önce kendinizi sevin.

Ve hoşçakalın.

Bu yazıyı paylaşmak ister misin?

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.