Virajlar seni savurabilir mi?

Virajlar
Hayat keskin ve yumuşak virajlarda oluşan uzun bir yol gibi. O yolda giderken çok iyi sürücü isen, yolları okuyorsan ve tecrübe kazanmışsan, en sert virajları bile ustalıkla geçebilirsin, hızlı giderken.

Acemisi isen, hayatın en basit virajlarında bile savrulup dağılabiliyorsun. Öğrenmek için savrulup toparlamayı bilmek gerek. Bazen olmayacak denilen hataları yapıp canından olabilirsin ya da başkalarının canlarına kıyabilirsin. Cezalarıyla, kazançlarıyla, yolda kalmaya devam ettiğin müddetçe, bu sürekli karşına çıkan bir durum olur. Hayat; kimi zaman dört şeritli bir otoban, kimi zaman da çok dik ve gidiş gelişi tek yön olan bir yol.

Virajlar

Acelen olduğunu düşünürsün, gaza basmak istersin, gitmez araba. Önünde, ağır yükü olan bir kamyon vardır ve karşı şerit inanılmaz yoğundur, sürekli akar durur. Nefes alamaz hale gelirsin. Gideceğin yer, o kamyonu geçersen karşında gibidir. Ama geçemezsin

Karar almak zorundasındır. Ya zorlayıp geçmek ya da o akışa uyup yola devam etmek. Risktir her şey. Geçmezsen hayatı kaçıracağını, geçmeye çalışırken kaza yaparsan, maddi ve manevi her şeyi kaybedebileceğini düşünürsün.

Virajlarda ileriyi göremezsin, daha önce oralardan geçip tecrübe kazanmadıysan eğer. Hayatında da bir navigasyon cihazı yok sana ileriyi gösterecek ve atacağın adımların sayısını söyleyecek. Paldır küldür ilerlersin yollarda, çukurlara girersin, tümsekleri görmezsin, çarparsın arabanın altını sürekli olarak. Gözlerin açık olmasına rağmen, detayları kaçırmaktasın sürekli olarak.

Biliyor musun? O yolları yapanlarda insanlardır. Daha önce oradan geçip izler bırakmışlardır. O izlere bakıp, geleceğini görebilirsin. Seninle aynı kararı vermek zorunda kalanları izle. Onların yaşadıkları sana ders olabilir, gideceğin yere daha az hasarla varmanı sağlayabilir, sadece insanları ve yaşamı oku orada yeterince detay var.

Sadece yollar ve virajlar da belirleyici olmuyor hayatta. Bedende arıza yapıyor arada bir. Zihin duruyor, karar vermesi gereken anda su kaynatıyor ve kalıyor yolun ortasında. Bazen de yakıtı tüketiyorsun taşıma suyla yolu sürdürmeye çalışıyorsun. Yol bitiyor/bitecek, hiçbir yol senin sonsuzluğuna eşlik etmiyor, sadece sürekli olarak tabelalara uyup yön değiştiriyorsun ve soluklanıp başka bir yola çıkıyorsun.

Hayat ve yollar o kadar ilginç ki bir yola giriyorsun ve yolun sonu belirsiz gibi görünüyor. Uçuruma doğru gittiğini hissediyorsun, içini bir korku kaplıyor ve sen yinede ısrarla yoluna devam ediyorsun, içinde korkular, kaygılar biriktirerek… Ve korkunun başlangıç noktasına vardığında, orada bir köprünün olduğunu fark ediyorsun. Hedefe varıncaya  kadar çektiğin sancıların, yüreğine kar kalıyor. Ya da gerçekten bir uçurum oluyor ve bırakıyorsun kendini aşağı. Çarpa çarpa iniyorsun, her yanın kanıyor. Ve bittiğinde uçurum, nefes alıyorsun, yaralarını temizliyorsun, sancıların azalıyor, bir bakıyorsun ki hayatının altı, üstünden daha iyi oluyormuş. O uçurumdan atma cesareti gösterecek kadar karmaşa içinde yaşanmış bir hayattan daha kötüsünü bulabilirsin aşağıda her şey tercihlerimiz değil midir?

Yola çıkmayı istemek ile yolda giden olmak ve yola çıkmamak, hepsi bizim tercihimiz. Her tercih, bir başka vazgeçişin nedenidir bizim için. Yola çıkarsan; her türlü sürprize ve tehlikeye açık olursun. Kâh canın yanar acırsın, kâh katıla katıla gülersin, kâh güzel bir manzara görür oturur seyredersin, kah çok yorulursun, duraklarsın uzunca bir süre ve tekrar yola çıkarsın. Yola çıkışta bıraktıklarındır kayıpların, kazançların ise yolda çıkacaktır karşına, sen karar vereceksindir hangisinin kayıp hangisinin kazanç olacağına.

Virajlarda Savrulmak

Virajlar; önemli karar anlarıdır insan için. Hayatının sonraki görüntüsü gizlidir o kararda. Yola çıkılmışsa eğer, artık yanan canın bir önemi yoktur, acıyan teninde. İlk molaya kadar devam etmeyi göze almak, belki de büyük bir ödüldür.

Viraj sonrası, ne can yanar, ne ten kanar, belki de mutlu bir yarın olur yollar. Mutlu bir dönüş yapılır hayata ve çiçekler açar yol kenarlarında, bahar gelir uçurumlara, köprüler kurulur sen gidene kadar ve rüzgârı hissede hissede geçersin kendi varlığının karşı kıyısına.

Hayat tercihlerle virajların bileşkesi gibidir. Tercihini yaparsın ve yola düşersin. Bundan sonrası senin yol hakkındaki düşüncelerin, beklentilerin, isteklerin ve öngörülerin ile oluşur ve karşına çıkar. Ödül ise beklediğin, düşlerini alacağın ödülle şenlendir, gülümseme ise içten bir kahkaha at, para ise cebinin dolduğunu düşün, ıslanmak ise batır çıkar kendini dereye, sevgi ise dolanıver kollarınla evrene, elbette istediğin her ne ise gelecektir sana…

Kararlar ve virajlar yüreğinizi acıtsa da yola çıkın ve kendinizi bulun.

Bu yazıyı paylaşmak ister misin?

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.