Sorular

Neden soru sormaya ürküyoruz?
Ve neden hepimiz, öğretmenin sorduğu 6×9’un kaç olduğunu bildiğimiz halde, parmak kaldırıp cevap vermiyoruz?

Eğitimleri izliyorum, dersi anlatan bir soru soruyor, atla deve bir konu değil ama oradakilerin hiçbiri cevap vermiyor, rezil olmaktan mı korkuyoruz?

Sorular

 

Hayatın sırrına soru sorarak erişmiştir tüm filozoflar ve bilim adamları. Sorusu olmayan cevap yoktur. Fakat bizim insanımız tüm cevaplara sahip ve bu cevapların soruları yok işin ilginç yanı ve karşılığı da…

Sokakta insanları dinliyorum, çevremdeki sohbetlere şahit oluyorum, herkes siyasetçi, herkes teknik direktör, herkes din adamı, herkes alim. Anlattığı konuyla ilgili bir soru sorduğunda da “ben oraya çalışmadım abi” moduna geçiyor bir anda. Soru sormasan, onun anlattığı şeye muhalif bir cümle kurmaya kalksan (yapmadığım şey değil) bir anda aslan kesilip saldırıya geçiyor. Fakat savunduğu ya da anlattığı şeyin derinliğini sorguladığında susuyor. Duyduklarımızla büyüyoruz. Araştırmıyor, okumuyor, sormuyor, sorgulamıyor, zihnimizin terazisinde tartmıyor sonra biliyor gibi yaşıyoruz.

Soru sormak, cevap aramak her insanın en doğal hakkıdır. Bilmediğini kendine sor sonra git cevabını ara. Bana sorduğunda alacağın cevap senin değil benim olacaktır ve herkesin sorusu kadar cevabı da özgündür…

Bu yazıyı paylaşmak ister misin?

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.